#KaçırılanEserlerNerede

Her yerde haykırmaya çalıştığım şehrimizin Fransız manda yönetiminde olduğu yıllar kaçırılmış olan eserlerin geri getirilmesi ile ilgili bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Sürekli her ortamda sesimi duyurmaya çalışırken fark ettim ki bu eserlerin ne kadar çok olduğunu fark eden insan sayısı çok az. Bende ‘Kraliçemizin’ emanetini nacizane kurtarmak adına fitili ateşlemek niyetiyle bu yazıyı yazmaya karar verdim…

Antakya (Antioch) şehri M.Ö. 300’lü yılların başında Büyük İskender’in komutanlarından Seleucus Nikator tarafından kurulmuştur. Antakya şehri her dönem Roma’nın göz bebeği olmuştur. Örneğin nufüs bakımından Roma İmparatorluğu’nun 3. büyük şehridir. Aynı çağda en büyük organizasyonlarına ev sahipliği yapan hipodromlara baktığımızda: Roma –#SircusMaximus – dünyanın en büyük hipodromuyken, ikinci sırada bugün Doc. Dr. Hatice PAMİR hocamız tarafından kazısı sürdürülen (bu alan Fransız manda döneminde talan edilmiş, çıkarılan birçok eser yurt dışına kaçırılmıştır.)#AntakyaHipodromu‘dur. Verilecek örnekler çok olduğu için Antakya şehrinin Roma ve dünya tarihi için ne kadar önemli olduğunu anlatmayı bir başka yazıya bırakıp devam ediyorum.


“Circus Maximus MS 80’e tarihlendirilir, Antakya hipodromu milattan önce 67’ye tarihlendirilir. Yani aralarında 100 yıldan fazla bir zaman farkı var. İstanbul’daki yani Konstantinopolis kurulduktan sonraki yapılan hipodrom bu hipodromdan 300 yıl sonra kurulmuştur. Ve bu hipodrom yapısı bir merkez olarak Doğu Akdeniz’de yapılmış olan bütün bu olimpiyat oyunlarının sergilendiği, düzenlendiği, organizasyonunun yapıldığı bir yapı olması nedeniyle kentin aslında prestij yapısı bir anlamda.” Kaynak:https://arkeofili.com/antakyadaki-antik-hipodromda-mozaikler-bulundu/


Öncelikle ‘Kraliçemiz’den kasıt nedir? Neden Antakya’ya sürekli #DoğununKraliçesiAntakya diyoruz. Neden ‘Doğu’ nitelemesi yapılmış; Öncelikle bu soruları cevaplamak istiyor ve hatta mümkünse ‘Antakya Doğu’da değil’ çıkışının artık bir son bulmasını diliyorum..

Doğunun Kraliçesi : Antik Roma’da bir tarihçi olan (Antakya’da doğmuş ve yaşamıştır.) Ammianus Marcellinus (M.Ö. 322-400) tarafından söylenilmiş bir söz olup, orijinali ‘Orientis Apicem Pulcrum’ dur. Bu söz aslen Antakya şehri ile özdeşleşen, şehrin en büyük simgesi olmuş Tykhe ve Orontes (Asi) yola çıkılarak söylenilmiştir. Aşağıda yer alan görsellerde de gördüğünüz Tykhe’nin Antakya için özel bir yeri vardır. Tykhe şehrin bizzat kendisini simgelemektedir, aşağıdai olduğu gibi bir çok eser ve haritada şehrin Tykhe ile özdeşleştiğini görmekteyiz. Aşağıda yer alan ve dünyanın ilk atlası olarak kabul edilen haritada (Bakınız:Tabula Peutingeriana) Antakya bütün ayrıntılarıyla Tykhe olarak betimlenmiştir. Bu haritada Antakya ve Tykhe o kadar ayrıntılı çizilmiştir ki, bu ayrıntıya sahip sadece Roma şehri bulunmaktadır, bu antik dönemde şehrin ne kadar önemli olduğunun başka bir göstergesidir. Biliyoruz ki antik dönemde her şehrin bir koruyucu tanrısı/tanrıçası olmuştur, bu gelenek şehrimiz Antakya’da #Tykhe‘e olarak yansımıştır.

Tabula Peutingeriana: Roma İmparatorluğu’nun yol ağı olan cursus publicus’un düzenini gösteren resimli bir güzergahtır. Harita, orijinal eserin 13. yüzyılda yapılmış parşömen kopyasıdır.

Bu Haritada koyu halde sunduğum alanda İSSOS, ALEXANDRİA (cat issum), SELEUCİA ayrıntılı bir şekilde görülmektedir. Bir diğer ayrıntı ise ikon şeklinde gösterilen Antakya’dır. Bir Tykhe olarak tasvir edilen şehrin, surların, Asi Nehri’nin ve kentin genel özelliklerinin yansıtılmaya çalışıldığını görüyoruz. Ayrıca haritanın bütününde yer alan en büyük iki ikon ROMA VE ANTAKYA’dır. Bu kentin Roma İmparatorluğu için ne kadar büyük önem arz ettiğinin bir başka göstergesidir.

Geçirdiği büyük depremlerden sonra I. Justinianus kenti yeniden imar etti. Kenti iyileştirdikten sonra kent meydanını bir Tykhe heykeli ile süslemiş ve şehrin koruyucusu ilan etmiştir. Bu heykel (tanrıça) şehri bereket, huzur getirecek ve onu koruyacaktır. Bir elendi başak demeti ile bir kaya üzerine oturan (Antakya’nın Silpius Dağı olduğu tahmin ediliyor) genç bir kadını betimler. Bu güzel kadının başında büyük bir taç vardır (Taç Antakya Surlarını simgeler).Heykelin sol ayağının altında bir genç yüzmektedir -çırpınmaktadır- bu tasvir ise Orontes yani, Asi Nehri’ni simgelemektedir. Sel ve taşkınları bilindik olan kentin bu yönden de koruyucusu olması temenni edilmiş bu güzel heykelin orijinali maalesef günümüze ulaşmamıştır.(Vatikan’da yer alan heykelin şehrimizden kaçırıldığı konusunda bir takım yazılar okudum fakat kesin kaynak bulamadığım için bu şekilde yayınlamayı tercih ettim) Antakya Tykhe’si olarakta bilinen heykelin Hatay Arkeoloji Müzesi’nde 2 adet küçük benzeri bulunmaktadır. Bugün dünyadaki en büyük Tykhe heykeli ise Vatikan’da bulunan 84cm boyundaki heykeldir.

İşte bu: Doğunun Kraliçesi Antakya’dır, yani Tykhe’dir. Bir eliyle bereket saçar, bir yandan kenti sellerden korur, bir yandan yeteneğiyle şehrin bahtını açar, kurtarır…

Beni sosyal medyada taciz edip; “-Antakya Doğu’da değil cahil” diyenler oluyor. 🙂 Benim, sağımı solumu, doğuyu batıyı bilmediğimi zanneden sevgili arkadaşlar: yukarıda size sözün neden söylenildiğini izah etmeye çalıştım, şimdi ise neden böyle bir karmaşa yaşadığınızı ve tarihi söylemleri nasıl algılamamız gerektiğini anlatmaya çalışacağım: Önce şunu belirtmek istiyorum. Takvimlerimiz 2021 yılını gösteriyor, bu çağın anlayışı ruhu ve coğrafyası size ‘Doğu’ kötü bir şeymiş gibi algı yaratıyor olabilir. Doğu: hangi doğu ? yeterince batıya giderseniz her yer doğu olacaktır. Biz kendi ülkemiz için merkezi İstanbul ve Ankara kabul edip, doğuyu, Sinop ve Hatay arasına ‘hayali bir hat’ çekerek sağda kalan kısma batı diyoruz fakat Asya’nın bir çok kadim şehrine göre biz batıda kalıyoruz. Dünya yuvarlak 🙂 buna itirazınız yoktur sanırım, bunu da düşününce bir tarihçi olarak şunu söyleyebilirim. Doğu veya batı dediğimiz tanımlama eğer fiziki bir durumsa, bu tamamıyla sizin ülkenizin fiziken nerede yer aldığıyla alakalı ve küçük algımızın bir tanımlamasıdır. Yok eğer bir kültür tanımlaması yapacak olursak -bu bambaşka bir bilim dalının alanı olmakla birlikte- tamamen çağına göre tanımlanacak bir durumdur. Örneğin Roma İmparatorluğu’nun merkezi Roma’dır. E haliyle Antakya şehrine ‘doğunun’ kraliçesi demek dönemine göre doğru tanım olacaktır. Zira daha sonra Anadolu’da yer alan Roma ülkesi için biz DOĞU ROMA tanımlamasını boşa kullanmıyoruz 🙂

Bu saçma ama -maalesef gerekli- açıklamadan sonra sizlere özellikle Fransız manda döneminde talan edilen, çalınan ve bugün (yaklaşık 40 kadar müze olduğu söyleniyor) farklı müzelerde sergilenen eserlerimizden bahsetmek istiyorum. Bazıları müze müze satılarak gezen eserlerin yerleri değişebilmektedir. Sizlere dilim döndüğünce eserlerin ve mozaiklerin içeriklerinden, nerede bulunduğundan, nereye kaçırıldığından bahsedeceğim. Fakat, biliniz ki bu yazıyı yazmaktaki asıl amacım: “Bu eserlerin evine döndürülmesi ile ilgili HİÇBİR girişimin gösterilmemesi ve ortaya bir irade ortaya koyulmamasına isyan etmektir.” Sosyal medyada şehrimizin yöneticilerine mütemadiyen sormuş olduğum #KaçırılanEserlerNerede sorusuna cevap alamadım. Takip ediyor muyuz? Bir heyet oluşturup envanterini çıkardık mı ? Bazı eserler haraç mezat satılıyor biz bunların kimin aldığını biliyor muyuz? bu soruların hiç birine cevap alamadım. Çaba göstersem de ilerleme gösteremeyince elimden ne gelir diye düşündüğümde bu eserleri tanıtmaktan başka bir şey yapamayacağımı anladım. Yabancı dilim olmadığı için destek aldım ama yine de eksik olursa affola 🙂


İşte Doğunun Kraliçe’sinin Çalınan Hazinesi:

1-Dans Eden Meanad Mozaiği ( Dancing Meanad)

Mozaik Baltimore Sanat Müzesi’nde sergilenmektedir(Baltimore Museum of Art). 2.yy başlarında yapıldığı tahmin edilen eser, Antakya yakınlarında bulunmuştur. İç içe geçen bir kaç dikdörtgen geometrik şekillerin ortasında dans eden bir ‘Meanad’ betimlenmiştir. Meanad: Dionysos’un kadın takipçilerive tanrının maiyeti olan Thiasus’un en önemli üyeleriydi. İsimleri kelimenin tam anlamıyla “çılgın olanlar” olarak tercüme edilir.(Vikipedi) Mozaiğin dışında svastika (menander benzeri) süslemeleri bulunur. Dalganan elbisesiyle betimlemenin ortasında bulunan Meanad’ın üzerinde ise dökümlü ve savrulan bir dans kıyafeti bulmaktadır. Baltimore Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

2-Dans Eden Satyr Mozaiği: (Dancing Satyr)

2.YY. başlarında yapıldığı tahmin edilen eser, Antakya yakınlarında bulunmuştur. Dans Eden Meanad mozaiğiyle büyük benzerlik taşımaktadır. Bu kez eserin ortasında bir Satyr bulunur. Satyr: (Satir) Antik Yunan mitolojisinde yer alan yarı keçi yarı insan kır ve orman iyesi. Baltimore Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

3-Tethys and Oceanus Mozaiği

3.yy’ ait bu mozaik Antakya yakınlardan yer alan Defne yerleşkesinde 1937 yılında bulunmuştur. Yaklaşık, 170cm-230cm boyutlarındadır. Büyük bir dikdörtgen şeklin ortasında yer alan iki figürün ortasında …. bulunur. Bu silüetler iç içe bir kaç dikdörtgen geometrik şekil ve bunun dışında egzotik kuş betimlemeleriyle süslenmiştir. Yunan mitolojisinde bir titan olan Tethys, denizin, bereketli okyanusun tecessümüdür. Deniz tanrıçası olan Tethys, Uranus ile Gaia’nın kızıdır. Kocası ve erkek kardeşi olan Okeanos‘dan birçok çocuğu olmuştur. Baltimore Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

4- Satıcı Eros Evi (Eroslar) Mozaiği (Peddler Erotes)

3.yy’a ait mozaik kare biçime yakın düzenlenmiştir. En dış kısmında çerçeve olarak su yolu benzeri bir motif bulunur (meander) Mozaik şehrimizden bir çok eserin kaçırılmasını sağlayan Princeton Üniversitesinin kazılarında 17 Mayıs 1935 tarihinde bulunmuştur. Bir çok Bios ve Eros’un sahnelendiği eser günümüzde (Boyutları : 220cm/250cm) Baltimore Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

5-Geometrik Panel Mozaiği

Princeton Üniversitesi kazılarında bulunmuştur. İç içe geçmiş geometrik şekillerden oluşur. Dökdörtgen bir şeklin ortasında yer alan üçgen şeklin içini tamamen maenderler ile doldurularak betimlenmiştir. Baltimore Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

6Sıra (şerit) Papağanlar Mozaiği (The Beribbonem Parrots)

Mozaik #NecmiAsfuroğluArkeolojiMüzesi nde bulunan kuşlu mozaikleri andırmaktadır. Dumbarton Oaks fonuyla yapılan kazılardı bulunmuştur. Birbirlerinin tersine bakan sırayla çizilmiş, 3 adet sırayla düz bir sırayla yerleştirilen süslü papağanlar betimlenmiştir. Evcil hayvanlar gibi görünen bu kuşların boyunlarında kurdaleler çizilmiştir, bu çizim yine hayvanların ticaret için kullanılan kuşlar olduğunu düşündürmektedir. Baltimore Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

7- Rinceau’daki Kuşlar Mozaiği (

6.yy’a ait mozaik, Antik #Antioch yakınlarındaki #Defne de bulunmuştur. Dikdörtgen şeklinde yapılan mozaiğin üstü hattında su dalgası motifi, alt kısmında ise geometrik şekillerle desteklenmiş büyük bir su yolu benzeri şekil bulunmaktadır. Diğer çiçek ve hayvan betimlemeleri bu iki süslemenin arasında bulunur. Birbirini kesen ve üç ayrı çember açan boşluğa yerleştirilmiş hayvan motiflerini (Sülün , serçe ve tavşan olduğunu tahmin ediyorum) çeşitli meyve, çiçek ve bitki motifleri çevrelemiştir. Saint Louis Sanat Müzesinden satın alma yoluyla, Baltimore Sanat Müzesine gönderilmiştir.

8- Kükreyen Aslan Mozaiği (Antakya Aslanı, Striding Lion)

Bir sebeple kaçırılan eserler içinde en ünlüsü bu eserdir. Tabiri caizse şaha kalkmış bir aslan, formu kare şeklinde düzenlenmiş ve yine (kalp şeklini andıran) geometrik şekillerle kendi içinde kare paylara bölünmüş bir mozaiğin ortasına yerleştirilmiş dehşetli bir aslan betimlemesidir. Mozaiğin iç karelerinde süslü hayvanlar çiçek demetleri balık ve mevye figürleri yer almaktadır.(230cm*230cm) 1937 yılında bulunan eser bugün Baltimore Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

9-Menderes (meander) Mozaiği

5.yy’a ait mozaik iç içe birbirine geçen meander ve geometrik şekillerden oluşan bir mozaik olup boyutları: 113cm*189cm’dir. 1937 yılındaki Princeton Üniversitesi kazılarında bulunmuş ve bugün Baltimore Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

10- Tethys Büstü ve Deniz Mozaiği (Bust of Tethys on a Marine Background)

Antik dönem #Antioch yakınlarında bulunan bir diğer yerleşim yeri olan #Daphne (#Defne) de bulunmuştur. Tethys: (Yunan mitolojisinde bir titan olan Tethys, denizin, bereketli okyanusun tecessümüdür. Deniz tanrıçası olan Tethys, Uranus ile Gaia’nın kızıdır. Kocası ve erkek kardeşi olan Okeanos’dan birçok çocuğu olmuştur.) betimlemesi dikdörtgen biçimli mozaiğin üst orta kısmına yerleştirilmiştir. 3.yüzyıla ait mozaiğin etrafında birbirinden özel deniz canlıları yer alır, mozaiğin dış çevresinde küçük bir geometrik şekilli çerçeve kısmı yerleştirilmiştir. Yine mozaiğin alt kısmında balık tutan bir Eros betimlemesi yer alır. Baltimore Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

11-Galatea Mozaiği

Galatea, Yunan Mitolojisi’nde denizler tanrısı olan Poseidon’un sualtı perisi kızlarından biridir. Bu küçük parça mozaikte işlenen Galatea’nın sadece baş kısmı görünmektedir. Eserin 1. yüzyıla ait olduğu düşünülmektedir. Ayrıca, 1938 Yılında yapılan kazılarda bulunmuş ve bugün Baltimore Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

12-Kaplan ve Yaban Domuzu Mozaiği (Tigress and Boar)

5.yy’a ait mozaik harika ayrıntılarıyla büyük bir kaplan ile yaban domuzu karşılaşmasını yansıtır. Dikdörtgen boyutlu, alt şeridin tamamı meander ve dalga kısımlarında bir yapraklardan oluşan hattan oluşur. Üzerinde betimlenen avlanma sahnesinin arkasında bir çok bitki yer alır. Kaplan’ın betimlemesi gerçekten bütün ayrıntılara sahip muazzam bir betimlemedir. 1937 Yılı kazılarında bulunmuştur. Baltimore Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

Mozaiğin tamamı görünmemekle birlikte bulunan kısmı gerçekten harika renk ve betimlemelere sahne olur. Bulanan kısım kare olup üç çevresi (diğeri kayıp) meander ve yapraklarla şerit halinde mozaiği çevreler. Mozaiğin ön planında saldırmak üzere olan dehşetli bir aslan, geriye çekilmiş ve korkan bir öküzü sahnelerken. Arka kısımda her dalında meyveler bulunan bir ağacı barındırmaktadır. 1937 yılında bulunmuştur. Bugün Baltimore Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

15- Leopar ve Keçi Mozaiği (Leopard and Goat)

5.yüzyıla ait mozaik daha önce tanıttığım diğer iki av sahnesine çok benzemektedir. Mozağin bir çok kısmı bugüne kadar gelemediği için fazla ayrıntı veremiyorum. 1937 yılında bulunmuştur.Baltimore Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

16-Dişi Aslan Geyik ve Ayı Mozaiği (Lioness, Stag, and Bear)

Diğer av sahneleri içeren mozaiklerle çok benzerlik taşımaktadır. Bir çok kuş bitki süslenmiş dikdörtgen formlu mozaik 1937 yılında bulunmuştur. Baltimore Sanat Müzesinde sergilenmektedir. Baltimore Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

17Opora, Agros ve Oinos Akşam Yemeği Mozaiği ( Opora, Agros, and Oinos at Dinner)

3. yüzyıla ait mozaik, 1937 yılında Antakya yakınlarında bulunmuştur. Kare formlu mozaiğin içerisinde bir çok meander ve geometrik şekil bulunmaktadır. Bu şekillerin orta alanda yarattığı çerçevede Opora, Agros ve Oinos betimlenmiştir. Yaşamın üç yönünü temsil eden bu üçlü bir ziyafet çekmektedir. Opora(Meyve) Agros (Tarla) Oinos (Şarap) .Baltimore Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

18-Europa ve Boğa Mozaği (Europa and the Bull)

3.yüzyıla ait mozaik 1937 yılında bulunmuştur. Kare formlu mozaiğin iç kısmında Medusalar ile bezelir geometrik bir şerit bulunur. Orta kısımda ise Europa: Yunan mitolojisinde Avrupa kıtasına ismini vermiş, parlak tenli göz alıcı bakışı ile dillere destan olan Fenikeli kız. Europa bir boğaya binmektedir, buradaki boğa Europa mitine ait bir göndermedir. Baltimore Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

19-Sekizgen Panel Mozaiği (Panel with Intersecting Octagons)

3. yüzyıla ait mozaik Antakya yakınlarında 1937 yılında bulunmuştur. Baltimore Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

20-Yıldız ve Kareli Mozaik (Panel with Stars and Squares)

3. Yüzyıla aittir, 1937 yılında bulunmuştur. Baltimore Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

21-Bacchus’lu Madalyon Mozaiği (Medallion with Bacchus)

4.yüzyıla aittir.Mozaiğin ortasında yer alan, Bacchus:Antik Yunan’ da Şarap Tanrısı (bağ bozumu tanrısı) olan Dionysus’ un Latince versiyonudur. Eski Mısır tanrılarından da Osiris’ in karşılığıdır. On iki Olympos Tanrısı’ ndan biri olan Bacchus, Zeus ve Semele’ nin oğludur. Zeus’ tan iki kez doğduğuna dair efsaneler mevcuttur. Mozaik 1937 yılında bulunmuştur. Baltimore Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

22-Geometrik Panel Mozaiği (Geometric Panel)

3.yüzyıla ait mozaik 1940 yılında Antakya’da bulunmuştur. Baltimore Sanat Müzesinde sergilenmiştir.

23-Sekizgen Büst Mozaiği

Yakto villasına ait mozaik 3. yüzyıla aittir. Baltimore Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

24-Yıldız ve Pastil Mozaiği

3. yüzyıla ait mozaik 1937 yılında bulunmuştur.Baltimore Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

25-Narkissos Mozaiği (Narcissus)

2. Yüzyıla ait mozaik 1938 yılında bulunmuştur. Dikdörtgen formunda tasarlanan mozaiğin genelinde geometrik şekiller ve motifler ile süslenmiştir. Mozaiğin üst kısmında bulunan Narkissos Mozaiği betimlemesi ise kare formunda betimlenmiştir. Bu kare formun etrafı ise yine meanderler ile süslenmiştir. Baltimore Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

26-Glykera ‘Komedya Ruhu’ Mozaiği (Glykera, Spirit of Comedy (Komodia)

3.yüzyıla ait mozaik Dikdörtgen formludur. Mozaiğin sağ ve sol kısmında geometrik süslemeler bulunur. Princeton Üniversitesi Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

27-Herakles Mozaiği

3. yüzyıla ait mozaik 1965 yılında Antakya yakınlarında bulunmuştur. Mozaiğin büyük bir kısmı zarar görmüştür. Princeton Üniversitesi Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

28-Oyun Tahtası Mozaiği

4. yüzyıla ait oyun tahtası mozaiği 1965 yılında Antakya yakınlarında bulunmuştur. Princeton Üniversitesi Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

29-Herakles ve Dionysos Mozaiği

Herakles ve Dionysos Mozaiği belki de çalınan eserlerimizden en güzelidir.Bir #triclinum (yemek odası) tabanıdır. Dikdörtgen formlu tasarlanan mozaiğin 3/4’ünde geometrik şekiller ile süslemeler yapılmıştır. Bu şekiller ile çevrelenen ve iç kısımda yer alan sahnede Herakles ve Dionysos (ve üvey kardeşi) bir şenlik vermektedir. Dionysos elinde bir #rhyton tutmaktadır. Mozaikte verilmek istenilen mesaj ‘herakles bile dionysostan daha fazla içemez,sen de içemezsin…’ Princeton Üniversitesi Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

30- Üç Güzeller Mozaiği

Hera, Athena ve Aphrodite’nin Parisin hakemliğinde İda dağında yapmış oldukları güzellik yarışmasını gösteren mozaik M.S. 2.yy ait olup Antakya’da bulunmuştur. Günümüzde ise Paris Louvre Müzesinde sergilenmektedir

31-‘Paris Yargısı’ (Paris’in Kararı) Mozaiği

MS 2. yüzyıla ait, Antakya’daki zengin bir Romalının evinde bir yemek odası zeminidir. Kuşlarla dolu üzüm ve sarmaşık yaprakları, Paris yargısının efsanevi hikayesini anlatır.(Hermes, genç prensten Athena, Hera ve Afrodit arasında Afrodit’in kazandığı bir güzellik yarışmasını yargılamasını ister…)

Bu mozaik 1932 yılında Antakya’da Atrium Evi’nde keşfedilmiştir. Worcester Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

32-Herakles ve Dionysos’un İçki Yarışması Mozaiği

2.yüzyılın başına ait mozaik 1930’lu yıllarında başında bulunmuştur.Geç Helenistik dönem resminin gerçekçi mekanını yansıtan bu döşeme, kentin ilk Roma döneminden kalma zarif bir villanın triclinium veya yemek odasının zeminini oluşturuyordu. Dionysos’un merkezde uzandığı efsanevi bir sempozyum veya içme yarışmasını tasvir ediyor. Bereketli buklelerinde asma yapraklarıyla taçlanan solgun tanrı, kuru olarak içtiği boş bardağı sergiliyor. Dionysos’a meydan okuyan kırmızı bir Herakles dizlerinin üzerindedir. Bir yanda Silenus, diğer yanda Ampelus (asmayı kişileştiren bir çocuk) zaferi tanrıya verirken, soldaki bir köle kız çifte flüt çalıyor. Worcester Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

33-Dionysos and Ariadne Mozaiği

4.yüzyıla aittir. Antakya yakınlarında 1934 yılında bulunmuştur. Solldaki figür, Dionysos’a özgü thyrsos’u taşır. Dionysos (thrysoslu) ve Ariadne’nin büstleri, her ikisi de saçlarında yaprak çelenkleriyle. İki geometrik panel ile çevrilidir. Güneş Kadranı Evi Daphne’deki bir yemek odasının zeminidir. Worcester Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

34-Cenaze Sempozyumu Mozaiği

4.yüzyıla ait mozaik Antakya yakınlarında bir nekropole yakın bölgede çıkarılmıştır. Salondaki bir kadın bir cenaze ziyafetinde lavabo ikram ederken betimlenmiştir. Kadınların üstünde “Hafıza” anlamına gelen “Mnemosyne” yazısı, altlarında ise şarap ve su tutmak için kullanılan bir kavanoz veya krater bulunur. Romalılar genellikle sık sık bir araya gelen ve ölenlerin onuruna ziyafetler düzenleyen bir medeniyetti, mozaikte bu buluşmalar işlenmiştir. Worcester Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

35-Worcester Hunt Zemin Mozaiği

6.yüzyıla ait eser Defne yakınlarında bir villa zeminidir. Roma dünyasında ve genellikle Antakya’da mozaiklerde ve diğer medyada temsil edilen aristokrat bir eğlence olan tehlikeli av avını tasvir ediyor. Merkezde, oryantal bir halınınkine çok benzeyen bir desende hayvanlarla çevrili bir avcı duruyor. Yaya ve atlı avcılar, doğuda Parthlar ve Persler tarafından kullanılan bir silah olan kılıç, mızrak ve yay ve okla çeşitli hayvanlara saldırır. Worcester Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

36- Agora Mozaiği

5.yüzyıla aittir. Agora’nın (Pazar yeri) Kadın kişileştirmesidir. Tunik ve takılarıyla süslü bir kadın, inci küpeler, başın üstünde topuzuyla betimlenmiştir. 1936 yılında Silpius Dağına yakın bir alanda bulunmuştur. Worcester Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

37-Koçların Başları Evi Zemin Mozaiği

5. yüzyıl eseridir. Bu, muhtemelen şimdi kaybolan büyük bir orta paneli çerçeveleyen ayrıntılı geniş bir bordürün günümüze ulaşan dört parçasından biridir. Koçun başları, çoğunlukla beyaz ve ten rengi tesseralarla birlikte, koyudan aydınlığa değişen sarı tonlarındadır; boynuzları açık ve koyu gri renkte olup, çizgilere işaret eder ve her ikinci koç çiftinin boynuzları siyahla çizilmiştir.

Tasarımın çeşitli özellikleri, bilim adamlarını bu mozaiği ve Zümrüdüanka Evi’nin üst katında bulunan, yine Daphne’den ve bugün Louvre’da bulunan ilgili bir döşemedir. Defne yakınlarında 1934 Yılında bulunmuştur. Worcester Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

38-Hermes ve Dionysos Zemin Mozaiği

4. yüzyıla ait mozaikte yer alan bebek dairesel bir nimbus giymiş olarak gösterilmiştir. Bu, Aziz Christopher ve bebek İsa’nın ortaçağ temsilinin ikonografik prototipidir. Kanatlı şapkası, sandaletleri ve haberci asası ile tanınan Hermes, bebek Dionysos’u (başının etrafında hale, Hermes’in pelerinine oturmuş) Nysa’nın perilerine ve güvenliğine doğru taşır. Bir hamamda bulunmuştur.Worcester Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

39-Ktisis Zemin Mozaiği

5. yüzyıla ait mozaikte kadın başlı bir madalyon (evin kişileştirilmiş temeli) bulunur. 526 depremde yıkılan bir villada bulunmuştur. Geometrik bir tasarımın ortasında, sadece mozaikte bilinen bir motif olan kadın başlı (Kticic veya Vakfın kişileştirmesi) bir madalyon vardır. Sınırın etrafında kuş, nilüfer ve nilüfer çiftleri; tepede kurbağa ve yılan bulunur. Worcester Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

40-Tavus Kuşları ve Asma Bordür Mozaiği

5. yüzyıla ait mozaik, yaklaşık 700 fit kare büyüklüğünde büyük bir döşeme mozaiğinin bordürünün bir parçasını oluşturan mevcut altı parçadan biridir. Her köşeden çıkan sürekli sarmaşık tomarı bulunur. Çeşitli kuşlar ve hayvanlar, asmanın dönüşlerinin yarattığı eliptik bölmelerin içinde bulunur. Gri, pembe ve sarı renkli bükümlü şeritten oluşan bir iç kenarlık, siyah bir arka plana karşı uyumlanmıştır. Renklerin ve koyu arka planın kademeli olarak işlenmesi, kayan sarmaşıkların kıvrımlarını yansıtan üç boyutlu çırpınan bir şerit yanılsaması şeklindedir. İki parlak renkli tavus kuşu, üzümlerle dolu bir sepetle karşı karşıyadır, tek tavus kuşu oldukları için önemini vurgulama amacıyla bu tarz tercih edilmiştir. Worcester Sanat Müzesinde sergilenmektedir.

41-Apolausis Büstü ile Zemin Mozaiği

4. yüzyıla aittir.Antakya’nın yaklaşık dokuz kilometre kuzeydoğusunda bulunan bir hamam binasında keşfedilmişti. Hamamın sunduğu olanakların keyfini çıkarmanız için samimi bir şekilde bir gül tutan, zarif bir şekilde örtülü “Zevk” figürü tarafından betimlemesi yapılmıştır. Antakya’dan biraz uzakta, Narlıca’da muhtemelen bir dizi villa içinde hamam kısmında zemin mozaiği olarak kullanılmıştır. Apolausis, hem kare hem de çapraz ızgara üzerinde tekrarlanan çok renkli desenler ve renklerle çerçevelenir ve izleyiciye sakin bir izlenim vermektedir. Zeminin yelpaze şeklindeki bölümü, odanın orijinal ucuna tekabül ediyordu. Zevkin kişileştirilmiş hali olan Apolausis Mozaiği Dumbarton Oaks Müzesinde sergilenmektedir.

42- Zemin Mozaiği

4. yüzyıla aittir, Antakya yakınlarında bir kilise tabanında 1935 yılında bulunmuştur. Dumbarton Oaks Müzesinde sergilenmektedir.

43- Eros ve Balıklar Mozaiği

2.yüzyıla aittir. Bir villanın hamam bölümünün zemininde bulunmaktadır. Dikdörtgen formundaki mozaiğin içerisinde iki Eros figürü ellerindeki olta benzeri aletle balık avlarken betimlenmiştir. İki düz beyaz bordür arasında dalgalı bir kurdele ile çerçevelenen üç eros’un betimlendiği mozaik, Dumbarton Oaks Müzesinde sergilenmektedir.

44- Av Mozaiği

5. yüzyıla aittir. Kaplan ve yaban domuzu gibi havyanlar ile avlanan insanların betimlendiği mozaiği bir kısmı kaybolmuştur. Starius Dağı’nı yakın bir alanda bir villanın yemek odası bölümünde bulunmuştur. Hayvanlar ve avcılar, çiçekler ve kayalar arasında görülse de, beyaz bir arka plan üzerinde düz ve siluetli, oyulmuş figürler olarak betimlenir. Mozaiğin merkezinde kısmen korunmuş bir figür, -muhtemelen Artemis- ölü bir aslanın üzerinde duruyor ve bir dizi av skeçleriyle çevrilidir. Dumbarton Oaks Müzesinde sergilenmektedir.

45-46-47Zemin Mozaikleri

Sırasıyla 3.4. ve 5. yüzyıla aittir. 1934-37 yılları arasında yapılan kazılarda bazı villaların zeminlerinden çıkartılan eserler, Dumbarton Oaks Müzesinde sergilenmektedir.

48-Apollo Mozaiği

3. yüzyıla ait mozaik bir hayli zarar görmüş durumdadır. Mozaik kare formuna yakın bir ölçüde tasarlanmıştır. Solda genç Apollo, bir desteğe yaslanmış, yayını tutan ve sadağının üzerinde dinlenen bir manzarada görünür. Bu mozaik, Defne yakınlarında (Kırmızı Kaldırım Evi’nde) bir dizi dört panelin parçası olarak bulundu. (Apollo, muhtemelen istenmeyen kucaklamalarından kaçmak için bir defne ağacına (Yunanca defne) dönüşen bir bakire olan Daphne’nin aşk dolu ama başarısız arayışını ima eden bir defne tacı takar.) Mozaikte renkleri öne çıkarmak adına cam parçalarda kullanılmıştır. Dumbarton Oaks Müzesinde sergilenmektedir.

49-50-51- Geometrik Şekilli Zemin Mozaikleri

3. yüzyıla ait eserlerdir. Defne yakınlarında 1935-1937 arasındaki kazılarda bulunmuşlardır. (Kırmızı Kaldırım Evi) Dumbarton Oaks Müzesinde sergilenmektedir.


Elimden geldiği kadar sizlere tek tek not ederek ve araştırarak bulduğum bu hazinelerimizi anlatmaya çalıştım. Arkeolojik bilgileri elimden geldiğince kendim yapmaya çalıştım, tabi ki çeviri hataları da olmuş olabilir fakat sizlerden bu konuda anlayış, KaçırılanEserlerNerede soruma ise destek bekliyorum.

Yazımın sonunda şunu belirtmek istiyorum, bu yazıda SADECE yayınlanmış bir fotoğrafı olan MOZAİKLER ile ilgili bilgi verilmiştir. Fotoğrafı bulunmayan ve yurt dışında olan bir çok mozaik olduğunu biliyoruz. (Yaklaşık sayının 200 olduğu tahmin ediliyor.) Ayrıca; steller, heykeller, paralar ve başka bir çok eser yurt dışına kaçırılmış ve farklı müzelerde sergilenmektedir. Umut ediyorum bu yazı bir reaksiyon gösterebilmemize vesile olur.

Bugüne kadar ne oldu bilmiyorum. Ama bu eserleri takip etmek için uzmanlardan oluşan bir ekip oluşturulmalı. Eserlerin başka üçüncü, dördüncü kişilere satılmasına engel olmak ve mümkünse en kısa zamanda ülkemize ve şehrimize getirilmesini sağlamak adına ne gerekiyorsa yapılmasını diliyorum.

BELGESEL İÇİN :


Kaynak: 1-Banu Özdilek : “Mitoslarla Antiokheia; Antiokheia Tykhe’si

Kaynak: 2- https://tr.wikipedia.org/wiki/Antakya

Kaynak: 3- https://collection.artbma.org/

Kaynak: 4- https://artmuseum.princeton.edu

Kaynak: 5-https://worcester.emuseum.com/

Kaynak: 6-http://museum.doaks.org/