Saint Pierre Kilisesi ve Cehennem Kayıkçısı: Kharon

Çok uzun yıllardır şehrimizin turizm yükünü çeken, #Antakya denilince akla gelen bu iki eser kentin simgesi olmuş durumda. #Hatay’da hemen hemen her köşe başında bir harika eser olduğunu biliyoruz, ama #SaintPierreKilisesi ve yıllarca yerel halk tarafından Hz. Meryem kabartması zannedilen #Kharon’u ayrı bir köşeye koymamız gerekiyor. Antik dönemden günümüze kutsal sayılan Starius Dağı’nda bulunan bu eserler şehre yaklaşık 5-6 dk mesafede yer alıyor. Antakya Harita Okumaları-2 yazımda size bu çevrede yer alan Kharon ve Saint Pierre Kilisesi’ni anlatmaya çalışacağım.

Saint Pierre Kilisesi: Antakya-Reyhanlı yolu üzerinde, bugünkü Haç Dağı’nın şehre bakan batı yamacında yer alan mağara/kilise yapısıdır. Bir çok özelliği dolayısıyla Hristiyanlar için büyük önem taşımaktadır. #SaintPetrusKilisesi olarak da bilinir.

Saint Pierre Kimdir ?

Petrus ismiyle bilinen, (#SimunPetrus Ölüm M.s.-64) Hz. İsa’ın 12 havarisinden birisidir. #Filistin, #Celile’de dünyaya gelmiştir, Asıl mesleği balıkçılık olup, Katolik Kilisesi’ne göre ilk papa ve İsa’nın varisi sayılmaktadır. 29 Haziran 67 de Roma İmparatoru Nero yönetiminde ters çarmıha gerilerek öldürülmüştür. Hristiyanlığı bir çok şehirde yaymaya çalışsa da en çok etkili olduğu şehir #Antakya olmuştur. Roma Suriye’sinin başkenti olan #Antakya şehrinin ilk patriği ve kilisesinin kurucusu olarak kabul edilmektedir.

İncil’de (Resul’un İşleri) Barnabas’ın Tarsus’a giderek Pavlos’u Antakya’ya getirdiği, Antakya’da bir yıl birlikte çalışarak Hristiyanlığı yaydıkları ve bu dine inananlara ‘Hristiyan’ adının verilmesinin Antakya’da gerçekleştiği bilinmektedir. Bu bilgilere ek olarak Pavlos’un Galatya’lılara yazdığı mektupta Antakya’ya gelen #Petrus ile Hristiyanlığın o günkü durumunu tartıştığını belirtmektedir.

Hz. İsa’nın 12 havarisinden biri olan Petrus (yani #St.Pierre) #Antakya’ya gelerek (M.S. 29-40) Hristiyanlığı yaymaya çalışır, bir çok dini toplantıların yapıldığı bu kilisede “Hristiyan” adının (#Christian) ilk kez burada verilmiş olması (henüz hristiyan mezhepler ortada yokken) St. Pierre Kilisesi’ni hristiyanlar için daha kıymetli hale getirmiştir.


HRİSTİYAN SÖZCÜĞÜNÜN KÖKENİ:

Hristiyan sözcüğünün kökeni, mesih kelimesinin Yunanca karşılığı olan #khristos (#χριστός) kelimesine dayanır. 
ce meşiha, İbrânîce mâşiahtır. ( ‘kutsal yağ ile ovulmuş, kutsanmış’ ) Sâmî dillerde müşterek olan kelimenin fiil kökü Arapça’da meseha, Asur dilinde maşâhu, Ârâmîce ve İbrânîce’de mâşâh olup “el sürmek, elle sıvazlamak, boyutunu anlamak için eli bir şeyin üzerine koymak, yağ sürmek, yağla meshetmek” anlamındadır.


#Khristos olarak adlandırılan İsa’ya inananlara ilk olarak #Antakya‘da Hristiyan (#Χριστιανός #Khristianos) denmeye başlanmıştır.
Bu dinin mensupları Batı dillerinde Christian, Türkçe’de Hristiyan (Hıristiyan) şeklinde adlandırılır. Yeni Ahid’de Hristiyan (Christianos) adı Resullerin İşleri (11/26, 26/28) ve Petrus’un (Pierre) Birinci Mektubu’nda (4/16) olmak üzere yalnızca üç yerde geçmektedir.

Kaynak: https://islamansiklopedisi.org.tr/hiristiyanlik


Haç Dağı ve çevresinde bugün gün yüzüne çıkmış veya tahmin edilen bir çok eser bulunmaktadır. Daha önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi #NecmiAsfuroğluArkeolojiMüzesi ‘de bu harika eserlerden birisidir. “Dünyanın ilk mağara kilisesi” olarak bilinen #StPierreKilisesi de aslında Haç Dağı’nın (Stauris Dağı) batı cephesinde yer alan bir çok mağaradan birisidir. Bu dağın doğal yapısından dolayı sıkça büyük kaya yapılarına rastlayabilirsiniz, bu yapılar yapı malzemesi, heykeller için ana malzeme gibi işlemler için kullanılmasının yanı sıra, bazı doğal veya insan eliyle yapılmış mağaralarda sıkça görülmektedir. Bunlardan bir çoğu dönemin şartlarında sığınmak ve (Roma dönemi) Hristiyanların misyonerlik faaliyetleri sırasında saklanmak için yapılmıştır, bu mağaralardan birisi de St. Pierre ve arkadaşlarını saklamış onlara ev olmuş ve Hristiyanlığı yaymaya başladıktan sonra bu alan kiliseye çevrilmiştir.

Kilisenin ortasındaki taş sunağın üstünde eskiden 21 Şubat tarihinde Antakya’da kutlanan Saint Pierre Kürsüsü Bayramı için yerleştirilen taştan bir kürsü vardır. Sunağın üzerindeki mermer Saint Pierre heykeli 1932 yılında yerleştirilmiştir. 1098 yılında Antakya’yı ele geçiren haçlılar kiliseyi birkaç metre daha uzatıp iki kemerle ön cepheye bağlamışlardır. Bu cephe 1863 yılında, Papa IX. Pius‘un isteğiyle restore işlerine girişen Kapusen rahipleri tarafından yeniden yapılmıştır. Restorasyona III. Napolyon da katkıda bulunmuştur. Kilise girişinin solunda duran kalıntılar bir zamanlar ön cephenin önünde bulunan revaktan geriye kalmıştır.

Fotoğraf: Kapusen Rahipleri Antakya’da öğrencileri eğitiyor

Mağara’nın hemen girişinde zeminde 4. ve 5. yüzyıllara ait mozaikler bulunur. Bu mozaiklerden bugün pek az izi kalabilmiş kimi duvar resmi kalıntılarının da 12-13.yüzyıllardan kaldığı belirtilmektedir. Mağara Aziz Petrus ve müridleri tarafından ‘ayazma’ olarak da kullanıldığı düşünülmektedir. Zira biz mağara/kilisenin tavanından ve çevresinden sızan suların halen kutsal kabul edildiğini ve vaktiyle vaftiz törenleri için kullanıldığını biliyoruz.

Ayazma: Hem soğuk su kaynağı, pınar anlamına geldiği gibi çardak ve serinlenilen yer anlamına da gelir.


Cehennem Kayıkçısı: Kharon

Cehennem Kayıkçısı #Kharon: (#Kharoon #Charon #Charonion) Yunan Mitolojisinde #Styks (#Akheron #Stiyks) nehri olarak bilinen ve iki dünyayı ayıran nehrin bekçisidir. Tablo ve çizimlerde genelde asık suratlı, kaba ve pinti bir ihtiyar olarak betimlenen #Kharon ölülerin ruhlarını #StyksNehri’nden karşıya geçirmekle görevlidir. Ruhları karşıya geçirmek için para isteyen Kharon’un karşısında çaresiz kalmamak için, antik dönemde insanlar ölülerin ağzına bir adet ‘obolos’ koymaktadır.

Tablo ile ilgili ayrıntılı bilgi için. https://twitter.com/tablofelsefe/status/1284171004571344896?s=20

Kharon ücretini aldığı herkesi nehrin karşısına bırakırken, parası olmayanlara karşı kesinlikle merhamet göstermiyordu, kıyıda kalanlar ise yüzyıllar boyunca Hades’in himayesine giremeyecek, bedenleri toprağa değemeyecek ve benzersiz acılar çekecekti.

Dante’nin İlahi Komedyasında Kharon’dan şöyle sözedilir:
Mitolojik varlık kayıkçı Charon, Acheron (Asi) nehrinde insanları taşıyor. Acheron nehri kıyıları cehenneme girişin geçitindedir. Mitolojik kayıkçı Charon tarafından ölü ruhlar cehenneme taşınır. Burda geçitin kıyısında hayattayken iyi ve kötü arasında bir seçim yapamamış bazı kimseler kalmıştır. Onlar hala gerçek bir cehennemde değildirler ancak bu bölgede sonuza kadar hapsolmuş olarak deliler gibi etrafta bir flamanın peşinde koşturan ve eşek arıları tarafından sokulan ve bazı kurtçuk ve böcekler tarafından kanları sürekli emilen kimselerdir. Dante, Virgil’in rehberliğinde cehennemin kıyısındaki Acheron nehrinin kıyısına gelir. Kayığı kullanan Charon, Dante’yi karşı kıyıya, cehenneme geçirmeyi kabul etmez.

Antik dönemde insanların sıkı sıkıya bağlı olduğu ölülerin para ile gömme ritüeli öyle alışkanlık haline dönmüştü ki, erken Hristiyanlık döneminde ölüyle birlikte altın değerli eşya veya bir kese para gömülüyordu. Antik Yunan medeniyetinin en çok etkilendiği uygarlık olan Mısır’da ise durum yine aynıydı, Mısır Mitolojisine göre insanlar ölüleri #Osiris’in huzuruna çıkaracak olan kayıklara bindirirler ve bu kayıklar yer altı dünyasının karanlık sularında ‘#Khu-en-ua ‘ isimli bir kayıkçı tarafından yönlendirilirdi. Mısır Mitolojisinde #Khuenua, arkasını gören adam olarak tanımlanan kayıkçı #Khuenua, Yunan Mitolojisinde yerini #Kharon a bırakmıştı, Mısır’da ölülerin geçtiği yeraltının karanlık suları (sunular bataklığı) ise Yunan Mitolojisinde #Styks Nehrine dönüşmüştü. (Bknz:Antandros Nekropolisi Sikke Kontekstli Mezarlar-Bala YILDIRIM)

#Myanmar olarak bilinen ülkenin antik toplumu Mon’lar ölülerin ağzına aynı inançla altın ya da gümüş bir para bıraktığı bilinmektedir. Hatta bu konu ile ilgili İslamiyet’te ölü yıkayıcı olarak bilinen Gassal’ların (Gassal: Ölü yıkayıcı, Gasilhane görevlisi) modern birer Kharon görevi gördüklerine yönelik görüşler de vardır. (Bknz:İslamiyet’in Kharonları: Gassallar Gülseren GÜLDESTE)

Antakya Kharon’unun hikayesi ise şöyle: #Seleukosİmparatorluğu döneminde (#HellenistikDönem) kenti büyük bir veba salgını ele geçirir. Bu salgından kurtulmak için aranan onca çareye rağmen kriz çözülemeyince yönetici #Antiokhos (IV.Antiochos) kentin kahini #Leios’unda ısrarıyla bir kabartma inşa edilmesini emreder. Bu eser Kharon olarak seçilmiş, 4 metre boyunda, 3 metre eninde inşa edilirken, salgının bitmesiyle yarım kaldığı iddia edilmektedir. Eser kente kuzey yönünden oldukça uzaklardan görülebilecek şekilde inşa edilmiştir. Bunun sebebi kenti kutsayıp, hastalıktan kurtaracağı düşüncesidir. #SilpiusDağı nda bulunan bir ana kaya oyularak yapılan heykelin başında (genelde doğuda yer alan eserlerde bulunur) ‘tiara’ isimli bir başlık bulunmaktadır. Heykel bugün oldukça aşınmıştır.

St. Pierre Kilisesi’nin hemen yanında yer alan patikadan kuzey yönünde yaklaşık 250-300 metre yürüyerek ulaşabileceğiniz Kharon kabartması şehrin çok daha güzel göründüğü nispeten daha yüksek bir alanda yer almaktadır. Yazımın sonunda yer alan belgeselde bu patikayı çok rahat görebilirsiniz. St. Pierre Kilisesi’nden sonra sadece heykele varmadan hemen önce bir adet tabela göreceksiniz, maalesef yürüyüş yolu da pek tekin değil, her ne kadar kısa bir mesafe de olsa spor ayakkabı tercih edilmeli.

St. Pierre Kilisesi ve Kharon kabartmasını ziyaret ettikten sonra sadece 15-20 yürüyüşle #Demirkapı’yı (#BabıHadid) ziyaret edebilirsiniz, Antakya Harita Okumaları-1 kapsamında incelediğim Demirkapı yazısını sitemde okuyabilir, Youtube kanalımda belgeselini izleyebilirsiniz.

BELGESEL:


Kaynaklar:

1-https://islamansiklopedisi.org.tr/hiristiyanlik

2-Katolik İnancına Göre İsa’nın Halefi ve İlk Papa: Petrus – Muammer ULUTÜRK

3-https://muze.gov.tr/muze-detay?DistId=MRK&SectionId=STP01

4-https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/hatay/gezilecekyer/saint-pierre-kilisesi

5-http://mozaik.hatiab.org.tr/2017/05/02/cehennem-kayikcisi-charonion-kharon/

6- Arkeoloji Yolculuğunda Hatay – Aynur Özfırat / Banu Özdilek

7-İslamiyetin Kharonları: Gassallar – Gülseren Güldeste

8-Antakya Saint Pierre Kilisesi-Bazı Tesbitler – Z. Kenan BİLİCİ

9-Antandros Nekropolisi Sikke Kontekstli Mezarlar – Bala YILDIRIM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here