Svastika (Türk Ozu,Gamalı Haç) tarihin başından beri en yaygın kullanılan kadim sembol. Bu sembolü Asya Steplerinden, Uzak Doğuya, Anadolu’nun göbeğinden, Kuzey Afrikaya kadar yayılan geniş coğrafyanın her köşesinde görebilirsiniz. Hinduizm, Budizm ve Caynacılık’ta kutsal sayılan, yaygın olarak kullanılan sembol için bugün ki iddialar ise işaretin kökeninin astrolojik olduğu yönündedir.

Aslen bu isim ; Sanskritçe “iyi talih” ya da “iyilik” anlamına gelen svastika sözcüğünden türemiştir. Her ne kadar iyi talih manası tarihte kullanılmış olsa da, yıllar içerisinde hepimizin duyduğumuz da, gördüğümüz de nefretle baktığı ve andığı binlerce yıllık gizemli işarete dönüşmüştür.

Bizim içerisine düştüğümüz nefretin müsebbibi ise tabi ki : Adolf Hitler ve Nazi Almanyası. Alman Ordusu tarafından çok ince dizayn değişiklikleriyle yaygın olarak kullanılan bu sembolün hepimize dehşeti ve şiddeti anımsatıyor olması bu yazıyı okuduktan sonra ise büyük bir şaşkınlığa yol açacak.

En eski Swastika, Ukrayna’da fil dişinden yapılmış bir heykelcikte bulunur. Bu heykelciğin tam olarak 12 bin yıl öncesine ait olduğu ve Neolitik zamandan beri kullandığı saptanır.

Sembolün Geometrisi

Svastika, şekli ile hayali bir kare formun içine oturmaktadır. Ancak türüne göre daire gibi her türlü geometrik forma dönüşebilmektedir. Sağa dönük svastikalar genellikle “saat yönünde” ya da “saat yönünün tersi” diye tanımlanabilir. Svastikalar düzensiz bir 20 kenarlı çokgen olarak kabul edilebilir. Genel olarak 5×5’lik 17 karelik bir kompozisyondan oluşturmaktadır. Gamalı haç motifi üzerinden yola çıktığımızda her kenar 60, 36, 12 ve 12 oranları ile bölünür.

Svastika sembolü, biçimindeki dinamik ve esnek yapısı ile temel yapısından yararlanarak ayrıca temel yapısını çok fazla deforme etmeden çok çeşitli yeni ve özgün formlar elde etmeye müsait bir yapıya sahiptir. Görülen farklı stilizasyonları ile svastikanın kollarının adedinin artırılması, eksiltilmesi, biçiminin, yerinin ve yönünün değiştirilmesi gibi birçok müdahale ile yeni ve özgün biçimler elde edildiği görülmektedir.

Sağa bakan standart bir svastika

Kolları saat yönünde dönük olan Svastika başarı,uğuru ve aydınlığı; kolları ters yöne dönük şekli ise geceyi ve uğursuzluğu sembolize ettiği belirtilir. Gamalı Haç’ın dört kolu, dört kozmik gücü simgeler. Yine bazı kaynaklarda, eski dönemlerde bu sembol sayesinde dört kozmik gücün etki altına alınıp büyü yapıldığı belirtilir. En eski Svastika işareti M.Ö. 10.000 yılına ait bir fildişi üzerinde Ukrayna’da bulunmuştur. Günümüze dek Hinduizm, Budizm, Jainizm ve Odinizm gibi inanç sistemlerinde kutsal bir sembol olarak kullanılmıştır. Binlerce yıl, özellikle Hinduların kutsal metinlerinde uğur ve yeniden doğum sembolü olarak kullanıldı. Hindular ve Caynalar kapı eşiklerine, kapılarına ve tanrılarına sundukları nesnelerin üzerine gamalı haç işareti koyarlar.

Sağa dönük, yani kolları saat yönünde dönen gamalı haçla sola dönük gamalı haç arasında kesin bir ayrım yapılır. Sağa dönük gamalı haç güneşle ilgili bir simge olarak kabul edilir ve kollarının dönüşü güneşin günlük hareketini temsil eder. Sola dönük gamalı haç ise daha çok geceyi, ürkütücü tanrıça Kali’yi ve büyücülüğü simgeler. MÖ 2200-2000 yıllarına tarihlenen neolitik döneme ait geometrik desenli toprak kap, üzerinde gamalı haç desenleri bulunmuştur. Orta ve Güney Amerika medeniyetlerinde, özellikle Mayalar, Navarrolarda da görülür.

Mezopotamya’da bulunan pek çok sikkede gamalı haç!a rastlanmıştır.

Dinlerde Svastika

Neden ve nasıl olduğu tam olarak anlaşılamasa da Svastika sembolüne hemen hemen her medeniyet ve kültür ve inançta rastlanmakta. Budist Hinduizm, Budizm ve Jainizm’e göre kutsal bir işarettir. Bu sembol Hindular tarafından günümüzde dahi uğurlu olarak düşünülür.

Svastikanın dört kolu, dört kozmik gücü (ateş, su, hava, toprak) simgelemektedir. Ayrıca bazı kaynaklarda, eski dönemlerde bu sembol sayesinde dört kozmik gücün etki altına alınıp büyü yapıldığı belirtilir.Genellikle küçük ya da büyük tüm Buda heykellerinin üzerinde bulunduğu gibi Hint kültürüne ait eşyaları dekore etmek amacıyla da kullanılır.

Evrensel olan bu sembol bir çok medeniyet ve kültürde kullanılmıştır. Örneğin Hong Kong Sanat Müzesinde bulunan ve Majiyao kültürüne, yani MÖ 2200-2000 yıllarına tarihlenen neolitik döneme ait geometrik desenli toprak kap, üzerinde gamalı haç desenleri taşıyor. Hindistan’da çok faklı din ve kültürler gamalı haç işaretini yaygın biçimde kullanmışlardır. Svastika Hinduizm, Budizm ve Jainizm’e göre kutsaldır.

Pek çok antik uygarlıkta görülür. Örneğin Orta ve Güney Amerika medeniyetlerinde, özellikle Mayalarda görülmektedir. Mezopotamya’da bulunan pek çok sikkede svastika görülür. Erken dönem Hristiyanlıkta ve Bizans İmparatorluğu’nda da svastika kullanıldığı görülür. Gamalı haç ismi Bizans döneminde hıristiyanlığın etkisiyle birlikte kullanılmaya başlanmıştır.

Mezopotamya’da bulunan bir sikke.

Mayalar’a ait bazı tasvirlerde “S” biçimli iki yılanın aynı yönde kesiştirilmesi tarzında rastlanır. Bu sembole ait bulgular özellikle Harappa’da yapılan kazılarda ve İndus Vadisi Medeniyeti’ne ait mühürlerdeki kabartmalarda oldukça sık rastlanmıştır. Doğu’daki kültürlerde, swastika Buda’nın bir sembolüdür. Genellikle Asya’daki küçük ya da büyük tüm Buda heykellerinin üzerinde bulunur. İnanca göre, Budalara ait bu sembol derin ve kutsal anlamlar taşır.

Svastika’nın farklı medeniyetlerde kullanılan sembollerin türleri.
Hinduizm

Svastika ile ilgili olarak yapılan bu araştırmada özellikle Hindistan’daki oluşum karşımıza çıkmaktadır. Hindistan’da kutsal bir sembol olarak kullanılmasının, sembolün korunması ve yaygınlaşmasında belki de önemli bir rol oynamıştır denilebir. Buna göre, Hinduizmde, iki sembol (sağa bakan-sola bakan), yaratıcı tanrı Brahma’nın iki formunu temsil ediyor; sağa dönük şekilde, evrenin evrimini temsil ediyor. Sola dönük şekilde ise evrenin içe dönüşünü temsil ediyor. Ayrıca tüm dört yöne işaret ettiğinden (kuzey, güney, doğu, batı) kararlılığı ve sabitliği de temsil ediyor. Onun güneş sembolü olarak kullanılması ilk kez tanrı Surya’nın temsilinde görülür. Svastika tüm Hindular tarafından aşırı derecede kutsal ve uğurlu olarak düşünülür ve düzenli olarak Hint kültürüne ait eşyaları dekore etmek amacıyla kullanılır.

Tüm Hindu yantralarında ve dizaynlarda kullanılır. Hindistan’ın alt kıtası boyunca, mabedlerin kenarlarında, dini motiflerde, hediye eşyaları ve mektup başlarında görülür. Hindu tanrısı Ganeş genellikle svastikalar yatağının içinde çıkan bir nilüfer çiçeğinin içinde gösterilir. Ayrıca Svastika, Hindu düğünlerinde, festivallerinde, ev koridorlarında, elbise ve mücevheratta, motorlu taşıtlarda ve hatta kek, pasta, makarna gibi yiyeceklerin süslemesinde kullanılır.

Svastika, Hindu dininin en uğurlu simgesidir, eski güneş işaretinin dört dik açı kolunu simgeler. Hindu gamalı haçının dört kolu, şunları temsil eder: 1. Boşluğun dört talimatı, 2. Dört Vedas, Hindu dininin esasını oluşturan eski Kutsal Kitaplar, 3. Doğumdan ölüme yaşamdan dört aşram, ev sahibi yaşamı, öğrenci yaşamı, ölüm, ve yaşamdan vazgeçim, 4. Yılın 4 mevsimi. Hindularda iyi şansın bir simgesi olarak kullanılan svastika Hindistan’ın Baroda dağının kuzeyindeki üst tapınağında yolda satış için hazırlanan Hindu dua kumaşları üzerinde de kullanılmaktadır.

Bengal Hinduları arasında svastika biraz daha farklı olarak kullanılır.bu sembol Bengal Hindularında biraz daha düz olarak görülür. Calcutta’da bulunan önemli bir derginin adı da svastika dır. Aum sembolu de aynı zamanda kutsaldır. Aum yaratılış şeklinin temel temsilcisi olarak görülürken svastika sadece geometik bir şekil olarak görülür. Svastika Lord Visnu ‘nun 108 sembolünden bir tanesidir ve onsuz hayat olamayacağı güneşin ışınlarını temsil eder.

Kolları saat yönünde dönük olan şekliyle, başarı ve uğurun yanı sıra hayatın kaynağı olan güneş ışığını simgeler. Kolları ters yöne dönük şekli ise geceyi ve uğursuzluğu ifade eder.

Budizm

Falun Gong amblemi, Li Hongzhi’ye göre evrenin bir minyatürüdür. Doğu’daki kültürlerde, svastika Buda’nın bir sembolüdür. Çin’de ise sonsuzluğu ve evren düşüncelerini ifade etmektedir. Svastika, Çince wan ve Sanskritçe de ise srivatsa olarak bilinir. Svastika Buda’nın Sembolüdür.

Svastikalar genellikle Asya’daki küçük ya da büyük tüm Buda heykellerinin üzerinde bulunur. Hong Kong’un Lantau adasında bronzdan büyük Buda heykeli 1993 yılında tamamlandı ve yüksekliği 35 metrenin üzerindedir. Gamalı haç sembolü aynı zamanda Buda Okulunun Folun Gong uygulamasında 1992’de ortaya çıkmıştır.

Hristiyanlık

Hristiyanlıkta svastika haçın çengelli versiyonu olarak düşünülür. İnsanın ölüme karşı zaferini sembolize eder. Bazı Romanesk ve Gotik çağlarda inşa edilen Hristiyan kiliselerinde önceki Roma süsleri etkisiyle bu forma rastlanır. Svastikalar çoğunlukla 12. yüzyıldan kalma Ukrayna Kiev’de bulunan St. Sophia kilisesinin mozaiğinde sergilenir. Ayrıca bunlar St. Ambrosse Bazilikasında bir mezarda süsleme motifi olarak kullanılmıştır.

Augustus Tapınağında svastika.
Ankara Ulus’ta Hacıbayram Camii’nin bitişiğinde yer almaktadır. Paganlar tarafından inşa edildiği bilenen bölgenin zamanla Kilise ve yan tarafında inşa edilen Camiiyle birlikte kullanılmıştır.

Anadolu’da yer alan bir çok kilise duvarlarında ve süslemelerinde svastika görülmektedir. Bu izlerin bir kısmının pagan inanışının mirası olduğu iddia edilse de dünya çapında bir çok kilisede var oldukları görülmüştür.

Diyarbakır, Sur duvarlarında Süryanilerin gerek M.Ö. gerek M.S. kullandıkları çeşitli abmlem ve motiflere sıkça rastlanır. Gamalı haç bunlardan biridir

Ön Türklerde Svastika : Türk Ozu

Swastika’nın, Ön-Türkler’deki adı Oz Damgası’dır. Bu sembol Ön-Türklerde Ozlaşarak Tanrıya erişmeyi temsil eder. Oz damgası, öbür dünyaya geçerek orada şekil değiştirerek yeniden oluşum şeklindeki düşünceyi kapsar.

Bu damga Ön-Türk göçleriyle Hindistan’a gitmiş, Nazilerin Hint/Cerman ırkı teorilerinin amblemi olarak ortaya çıkmıştır. Ön-Türklerde Ozlaşarak Tanrıya erişmeyi temsil eden bu damga, Nazilerde insanlık suçu timsali olarak kullanılmıştır. Oz damgası, öbür dünyaya geçerek orada şekil değiştirerek (metamorfoz) yeniden oluşum şeklindeki düşünceyi kapsar.
Mevlevi ve Bektaşilerde, insanların grup halinde eksenleri etrafında dönerek “göğe” yükselme inancı yaygındır.

Saz şairleri de sazları ile canları ozlaştırır. Tanrıya eriştirirler. Bu nedenle saz şairlerine ozan denilmektedir. ‘Oz’laşarak, (Aşk ateşiyle yanarak) tanrıya ulaşma fikri, Hacı Bektaşı Veli, Yunus Emre gibi Anadoludaki tasavvuf ehlinin temel felsefesi idi.  Ozlaşma kavramının, ateş kültünden geldiği düşünülmektedir. Bu kavram, güneş kültüne ait kutsama töreninde de görülmektedir.

Özellikle Harappa’da (Pakistan) yapılan kazılarda ve medeniyete ait mühürlerdeki kabartmalarda oldukça sık rastlanmıştır.
Panini’nin ((M.Ö. 4. yüzyıl, Pushkalavati (bugünkü Gandhara, Pakistan-Hindistan’da yaşamış) Sanskrit dil bilimci. ) ünlü gramer çalışması Ashtadhyayi’nin 8. bölümünde de Svastika’nın adı geçmektedir. Son yıllara kadar kökeninin Arilere dayandığı düşünülmekteydi,fakat son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, kökeninin Ön Türk kültürüne dayandığını ve onlar vasıtası ile dünyanın değişik yörelerine yayıldığı yönünde önemli bilgi ve belgeler ortaya koyulmuştur.
Sivas Karlı köyünde bulunan ve 1200’lü yıllardan kaldığı söylenen bu çeşme üzerinde, neredeyse tüm kadim Türk bölgelerinde rastladığımız svastikayı görüyoruz

Bu damga’ya Türkler Oz Damgası yada çarkıfelek demiştir.Milas’ta Kurşunlu Camii olarak bilinen Firuz Bey Camii’nin giriş kapısı üzerinde bir svastika işareti bulunur, ayrıca Milas Müzesi’nin bahçesinde bulunan bir taşın üzerinde 4 adet svastikadan oluşan bir dikdörtgen rölyef vardır.Diyarbakır’ın dış dünyaya açılan 4 tane kapısı mevcuttur. Bunlar kuzeyde Dağ Kapı (Harput Kapı), batıda Urfa Kapı (Halep Kapı), güneyde Mardin Kapı ve doğuda Yeni Kapı (Dicle Kapı veya Sur Kapı) dır. Surlarda birçok medeniyetin imzası niteliğindeki ve içlerinde Süryanice de yazılı olan kitabeler ve motiflerin yanında görülen gamalı haç şekilleri bulunmaktadır. Çağdaş hat sanatçısı Emin Barın’ın, hem Arap hem de Latin harfli yazılardan oluşturduğu bazı hat çalışmalarında, svastika formunu çağrıştıran hat sanatı çalışmaları yaptığı görülmektedir.

Tunceli ve Oltu’da yer alan Svastika izleri

Kırgızistan bayrağında da Tengri Tamgası bulunmaktadır. Oz damgası , tengri damgasına benzemesiyle birlikte dönme hissi uyandırmaktadır. Oz Damgası ateş kültüyle ilişkili olarak , yanarak ve dönerek tanrıya ulaşma anlamına gelmektedir.  Günümüz kamları da oz damgasını hala kullanılmaktadır. Türkler tarih boyunca Oz Damgasını hayatlarının her alanında kullanmışlardır Oz Damgası dünyada günahsız olmayı, insanın Ozlaşarak Tanrıya erişmesini temsil eder.

Cengiz Han yüzüğünde ve Kubilay Han’ın Kemerinde de Oz Damgası bulunmaktadır.

Damganın 4 kolu 4 cihanda tanrıya erişme düşüncesini ifade eder. İnanışına göre insanlar Tengri katında hareketsiz ve şekilsiz olarak bulunurlar. Kişi Tengri’nin buyruğu ile şekil değiştirip maddeye geçerek yani Oz’laşarak canlanarak döne döne yeryüzüne iner. Oz damgası dönme hissi verir. Bu damga ruhun dönerek Tanrıya erişmesini anlamına gelir.

 

 

Anadolu ve İslam Dünyasında:

Anadolu’da tarih öncesi çağlara ait bulunan ve dünyanın da bu dönemlere ait bilgilere ulaşması açısından göz bebeği olmuş, Konya’da bulunan Çatalhöyük’te yapılan kazılardan elde edilen M.Ö. 7500 yıllarında Cilalı Taş ve Bakır Devrine ait taş tabletlerde ve ev gereçlerinin bir kısmında svastika sembolü kullanılmıştır.

Çatalhöyük’le ilgili olarak kapsamlı araştırmalara imza atmış olan James Mellaart’a göre, “Bütün gamalı haçlar, dışarıya doğru yayılan olan merkezi bir hareketle gösterilir. Kendi statik merkezi, evren ve tanrısal gücün merkezini temsil eder. Svastika, bilinen bir simge olarak Avrasya’nın bütün parçalarında kullanılmıştır”.Amasya Hatuniye Camii çeşmesi başında da 5 adet (belirgin olarak 3 adet) svastika sembolü bulunmaktadır.Çatalhöyük’teki kazılardan elde edilen M.Ö. 7500 yıllarına ait taş tabletlerde ve ev gereçlerinin bir kısmında Swastika sembolü kullanılmıştır.

İslam Sanatlarında, özellikle Selçuklu ve Osmanlı Dönemlerinde halı kilim motiflerinde ayrıca süsleme resimlerinde kullanılmış bu sembol. İran’daki Cuma Camisi ile Lübnan Tiripoli’deki Taynal camilerinin her ikisinde de Svastika motifleri vardır.

Sivas Şifaiye Medresesi, kule ve kümbetinde svastika

Özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde halı ile kilim motiflerinde, süsleme resimlerinde ve hat sanatında kullanılmıştır. İslam sanatında süsleme resimlerinde desen ve motif olarak kullanılmıştır. İran’daki Cuma Camii ile ve Lübnan’daki Tiripoli de Taynal camilerinin her ikisinde de svastika motifleri vardır.

Hoca Ahmet Yesevi Türbesinin duvar süslemelerinde yer alan svastika

Kazakistan’ın Türkistan kentinde bulunan Ahmet Yesevi (1093-1156) Türbesi, ana kapının sağ tarafında değişik tasvir edilmiş bir svastika, ana kapının sol tarafında ise yaygın olarak bilinen haliyle bir svastika bulunmaktadır.

İspanya, El-Hamra Sarayı

İspanya’nın Endülüs bölgesinde Granada kentinde yer alan, ilk olarak MS 889’da Roma döneminden kalan surların üzerinde küçük bir kale olarak inşa edilip daha sonra Endülüs İslam sanat anlayışının elinin değmesiyle, lale devrini yaşayan El-hamra Sarayının bütün işlemelerinde  ve dış duvar işlemelerinde svastika izleri görülür.

 

 

 

 


Nazilerde Gamalı Haç

Öncelikle Nazilerde kullanılmış ismi ile Gamalı Haç’a göz attığımızda, sadece bu sembolün değil genel olarak sembolizmin pek yaygın bir şekilde kullanıldığını görüyoruz. Nazilerin başlıca sembollerinden olan Gamalı Haç bayrak olarak kullanılmakta idi. Siyah, beyaz ve kırmızı renklerden oluşan bayrak Alman İmparatorluğunu simgeliyordu. I. Dünya Savaşında kurulan Weimar Cumhuriyeti rejiminin karşıtı Alman milliyetçileri tarafından sadece bu üç renk kullanılıyordu. Naziler günümüzde de kullanılan Siyah, Kırmızı ve Sarı renkli bayrağı kınamış ve bunu bir utanç sembolü olarak kabul etmişlerdi. Adolf Hitler, Kavgam isimli eserinde Nazi bayrağının anlamını şöyle açıklamıştır: ” Kırmızı renk, nasyonel sosyalizmin toplumsal fikrini. Beyaz renk, ulusal fikri. Siyah renkli Gamalı Haç , aryan insanın zaferi için mücadele misyonunun temsil eder ve aynı şekilde yaratıcı çalışma zaferi, her zaman olmuştur ve her zaman antisemitik olacaktır.”

 

Ünlü Alman arkeolog Heinrich Schliemann, Homeros’un İlyada destanında yer alan Troya’nın izini yıllarca sürdüğü ünlü kazısına, 1871’de Çanakkale- Hisarlık Tepesi’nde başladığında, bulduğu ve kaçırdığı paha biçilmez “Priamos hazineleri” içerisinde,  antik eserler arasında daha sonradan “gamalı haç” olarak anılacak Swastika da vardır. Antik kent Troya’da bulduğu sembolün Ari ırkın sembolü olduğu iddiası, tüm Avrupa’da ve özellikle Almanya’da sansasyon olmuştur. Tarihi Truva kazı alanında kancalı haçı bulan ünlü arkeolog Heinrich Schliemann Almanya’da bulunan çömleklerin üzerindeki benzer şekiller arasında ilişki kurarak bu simgenin “uzak geçmişteki atalarımızın dinî sembolü” olduğunu tahmin etmiştir. Nazi Almanyasının bu sembolü kullanmalarının temel sebebi bu gelişmeler olmuştur.

İngiliz tarihçi Michael Howard, “The Occult “adlı kitabında Pan-Cermenik Alman milliyetçiliğinin ruhsal gücünü ve ideolojik kökenini okült derneklerden aldığını ve okült geleneğin 1920’lerde doğan Nazi akımına da büyük bir zemin hazırladığını yazar. Michael Howard’a göre, tüm Almanca konuşan halkların birleştirilmesi amacını benimseyen aşırı Alman milliyetçiliği, Helene Blavatsky adlı bir medyum tarafından 1875 yılında kurulan Theosophical Society adlı okült derneğinden büyük ölçüde etkilenmişti. Blavatsky’nin amacı, doğu mistisizmi ve okültizmi ile; masonluk, Gül-Haççılık, Kabala gibi Batı kaynaklı okült gelenekleri birleştirmekti.

Theosophical Society’yi kuran Helena Petrovna Blavatsky Nazi ideolojisinin temelini oluşturan kitabı The Secret Doctrine’i Tibet seyahatinin sonunda yazmıştı. Madame Blavatsky kitabını içeriğinin kaynağı olarak ise insanlık tarihinin bilgisine sahip “Mahatmaları” (Büyük Ruh/ Budist Azizleri) gösteriyordu. Bu bilgiler ona Tibet’te yedi ezoterik sembol aracılığıyla aktarılmıştı. Bu semboller arasında en önemli olanı ise Swastika’ydı.  Madam Blavatski ise kendi ekolünü geliştirirken, saf ve üstün ırkın başka bir gezegenden gelip yerleşen dünya dışı bir toplum olduğu inancındaydı. Hitleri en fazla etkileyen bu görüş olmuştur.

Diğer yandan, Schliemann’ın çalışmaları da gamalı haçı “Aryan kimliğinin” ve Alman milliyetçiliğinin simgesi olarak gören völkisch hareketler tarafından sahiplenildi. Alman milletinin Aryan kültür mirası olduğu düşüncesiyle Nazi partisi, o yıllarda bu gelişmeleri de bilimsel delil kabul edip gamalı haçı 1920 yılında resmî simgesi olarak kabul etmiştir.

Klasik Almanya Gamalı Haç’ı , solda hristiyanların sembollerinden haç işareti
Naziler Svastika’yı Gamalı Haç’a evirirken, sembolizme verdikleri önem dolayısıyla özellikle kullandıkları Runik alfabenin harflerine göre dizayn etmişlerdir. Bu dizayn Gamalı Haç’ın sembolün ilk hali olan ve hristiyanlığın da simgesi olan haç işaretiyle sık sık yan yana kullanılmıştır. Runik alfabenin özellikle Sigel, Eihwaz, Tyr ve Algiz rünleri, Naziler tarafından Alman gelenekleriyle kendilerini ilişkilendirmek için kullanılmıştır. Propaganda ve Sembolizmde bu alfabenin kullanılma amacı ise, Alman gelenekleriyle kendilerini ilişkilendirmektir. Verilmek istenilen mesaj Almanya’nın kendi öz alfabesine döndüğüdür.  (Runik Alfabe: Runik yazı İlk Çağ Orta Asya toplumları, Etrüskler, Macarlar ve vaktiyle Kuzey Avrupa ülkelerinde (İsveç, Norveç, Finlandiya, Almanya vs.) yaşayanlar tarafından kullanılmış bir yazı sistemidir.Runik adı ise, maji ve kahinlikle ilgili görülen bu alfabeyi kullanmış eski Cermen dili halklarının (Angıl’lar, Vikingler vs.) Run’lar (runes) adıyla anılmış olmasıdır.)

Bayrağın aslı ; Svastika’nın ilk şekline uygun değil de sola doğru yaklaşık 45 derecelik bir açıyla döndürülmüş haliyle kullanılmıştır. Bayrağa karşıdan baktığınızda karşınızda ilk sembol Svastika ya değil de kocaman bir X harfine bakarmışsınız gibi bir görüntü uyandırır. Her ne kadar Adolf Hitler kitabında bu sembolü uzun uğraşlar sonucunda çizdiğini anlatmış olsa da, bugün artık tarihin tozlu sayfaları biraz kurcalandığında hatta bir kaç antik kente bile uğradığınızda sembolün, 12000 yıllık bir geçmişe sahip olduğu, ve nazilerin yarattığı korku imparatorluğunun simgesi olmaktan çok uzak manalar içerdiğini görmek işten bile değildir.

Astrolojik Köken

Batı kültüründe gamalı haç olarak bilinen sembol; büyükayı takımyıldızının, kuzey yıldızı (demir kazık – polaris) çevresinde 4 mevsime (spring : ilkbahar, summer : yaz, fall : sonbahar, winter : kış) denk gelecek biçimde atmış olduğu dairesel döngünün belirlenmesi ile ortaya konulmuş olan astrolojik bir mevsim haritasıdır. Bu şekle türk kültüründe ”oz tamgası”, sanskrit dilinde ”srivatsa”, hint dilinde ”swastika” çin dilinde ise ”wan” sembolü deniyor.

Carl Sagan, araştırmaları sırasında eski Çin’e ait ipek bir el yazmasında bazı kuyruklu yıldızların betimlendiğini görmüş. Sagan, o kuyruklu yıldızlardan birisinde de aynı sembolü tespit ettiğini ileri sürerek, bu sembolün aslında bir kuyruklu yıldızı sembolize ettiğini öne sürmüştür.

Swastika’nın tam sembolü kendi içinde bir dünyayı; unsurları, merkezden eşit uzaklıktaki bir gücün mekansal düzenini ifade eder. O, kozmik ve mikrokozmik olanın ikilli glifi, dört bölüme ayrılan evrensel çevrim hareketinin görünümüdür.

İlk olarak Neolitik Avrasya’da görülen bu motifin (kancalı haç), güneşin gökyüzündeki hareketini temsil ettiği sanılmaktadır. Sanskritçe’de Su (iyi) ve asti (olmak) kelimeleri ile ka takısının birleşiminden oluşan bu iki kelimenin geçmişi binlerce yıl öncesine, insanların Kuzey Yıldızı çevresinde hareket eden Büyükayı’yı fark ettikleri zamana dek uzanır. Bu hareketin planı yılda dört kez çıkarıldığında, gamalı haç şekli oluşuyordu. Ve bu simge, mevsimlerin değişiminin işareti sayılıyordu.

Vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim, ayrıca belirmek isterim ki yazımın tamamında bir çok kaynak kullanmak zorunda kaldım. Bunun sebebi ise konunun tarihsel derinliği olmasıdır. Bilimsel bilgi ve verilerle sizlere sunmaya çalıştığım bu makalede emeği geçen herkese teşekkür ederim.


 

  • “Swastika.” Oxford Dictionary of English 2e, Oxford University Press, 2003.
  •  http://flagspot.net/flags/de1933_o.html
  •  “Svastika.” Encyclopædia Britannica. Encyclopædia Britannica Online. Encyclopædia Britannica Inc.
  • http://www.columbia.edu/itc/mealac/pritchett/00routesdata/bce_500back/indusvalley/swastika/swastika.html
  • http://canerfidaner.wordpress.com/2010/07/05/gamali-hac-nazilerin-mali-degildir/
  • http://www.falundafatr.org/yeni/swastika.html
  • http://en.wikipedia.org/wiki/File:Sunny_Beach_Nesebar_centre_2.jpg Hristos Pantokrator, Nessebar, Bulgaristan
  • http://en.wikipedia.org/wiki/Saint_Sophia_Cathedral_in_Kiev
  •  C. Alyılmaz, “Gamalı Haç (Svastika)”, Töre Dergisi, S.V., İstanbul 2003, s. 17; C. A.Halilov, Azerbaycan’dan Tapılmış Tunç Kemerler/Amm, C. IV, Bakü 1962, s. 83.
  •  T. PARLAK, Turan Yolunda Aral’ın Sırları, Ankara, 2007, s. 33.
  • http://www.gizemligercekler.com/gamali-hac-sembolu/
  • http://ozhanozturk.com/2018/03/25/swastika-svastika-mitoloji/
  • http://www.suryanikadim.org/reyono/default.aspx?s=13&b=14
  • https://masivaturk.com/oz-tamgasi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here